GÜÇLÜNÜN AHLAKLILIĞI


İnsanların farklı sınıf, cinsiyet ve etnik kimliklerinden dolayı yaptıkları eylemler aynı olmasına rağmen tolumun bunlara farklı ahlaksal bir değer biçilmesi söz konusu mu? Söz konusu ise bu ne kadar ahlaklı? Günlük hayatımızda yaptığımız tercihler ve eylemleri toplumu göz önüne alarak yapıyoruz. Toplum bu tercih ve eylemlerimizi neden etnik, sınıf ve cinsiyet rollerini göz önünde bulundurarak değerlendiriyor? Değerlendiriyorsa burada bir ahlaktan, toplumsal bir ahlakın varlığından söz edebilir miyiz o zaman?
Buna bir örnek vermek gerekirse; sınıfı farklı yani ekonomik gelirleri farklı olan iki çocuk başka bir kişinin bahçesinden elma kopardığında ekonomik geliri yüksek olan çocuk “haylaz, yaramaz…” olarak değerlendirirken; fakir yani ekonomik geliri çok az olan çocuk ise “hırsız, ahlaksız…” olarak değerlendiriliyor. Farklı bir örnek vermek gerekirse evli olan bir bay ile bayanın, kocasını ya da karısını başka biri ile aldatınca bay “çapkın”, bayan ise “ahlaksız” olarak nitelendiriliyor.
Toplumsal bir ahlaktan bahsedebilmek için her birey için aynı sonucu verecek bir ahlak yasasından söz edebiliyorsak yukarda verdiğimiz örneklerde de olması lazımdı. Yani farklı kişiler için farklı sonuçlar ortaya çıkmaması lazım. Farklı kişilerin aynı eylemde bulunup ve bu eylemlerin ”ahlaklı”, “ahlaksız” olarak değerlendirilmesi olmazdı. Ya hepsi için ahlaklı ya da hepsi için ahlaksız bir sonuç vermesi lazımdı.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*