ESTETİKTE BAŞLICA ÇAĞDAŞ FELSEFİ BAKIŞ AÇILARI: KANT, HEGEL, BERGSON ESTETİKLERİ-4

Dış dünyada dağınık, belirlenmesi güç ve her durumda çok aşağı değerde buluna güzel, demek ki gerçek anlamda sanat yapıtlarında ortaya çıkar, bu yüzden estetik yalnızca ve yalnızca sanata yöneliktir. Estetik güzelin bilimi olduğu gibi güzelin felsefesidir. Sanat ürünleri düzeyindeki felsefi araştırmadır. Buna göre sanat insan ürünüdür, doğa tanrı ürünüdür diyebilir miyiz? Diyemeyiz çünkü Hegel’in hep tanrıcılığında her şey tanrının açınımıdır. Sanatta da tanrı insandan giderek kendini açıklar. “Ruh tanrının yüce açınımıdır.” Sanat böylece şeylere giren, şeylerin içine işleyen insan ruh sağlığını ortaya koyar, bir takıma ondan kendini şeylere veren insan vardır. Bu bakış açısı bize uzaktan yakından Einfühlung’u duyurur. Din ve ahlak duygularını destekleyen sanatın asıl işlevi evrensel ruhu dışlaştırmaktır. Bu yüzden sanatı basitçe bir görüntüler alanı saymamız doğru olmaz, onu gerçek gerçekliklerin alanı olarak görmemiz doğru olur. Gerçek sanat yapıtları derin duygularla ve derin düşüncelerle örülmüştür. Sanatta düşünsellik duygusallıktan da belirleyici gibidir. İşte bu düşünsel örgüyü kavrayabilmekte ve açıklayama bilmekte en büyük gücü bize felsefi bakış açısı sağlayacaktır. Güzele yönelişimiz tarihsel açıdan, güzelin tarihsel gelişimi açısından da olabilir, doğrudan doğruya güzel kavramının kendisine de olabilir. Tarihsel yöntem uygulamaya dönük olmakla sanatı genel koşulları içinde kavramakta sıkıntıya düşecek, güzeli güzel olarak almak da bizi metafiziğin alanına hapsedecektir. Gerçek estetik yönelim her iki bakış açısını bütünleştirmekle sağlanabilir. Böylece estetik bilimsel bir ağırlık kazanacaktır.

Bir önceki yazımda « makalem ilgini çekebilir. Okumak istermisin ?
yorum yok
383 okuma
24 Kasım, 2016
MeHVaN
MeHVaN

Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin.


Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?