ESTETİKTE BAŞLICA ÇAĞDAŞ FELSEFİ BAKIŞ AÇILARI: KANT, HEGEL, BERGSON ESTETİKLERİ-2

Onların evrenselliği öznel evrenselliktir. Buna yargı gücü bize daha az biçimsel ve buna göre daha özel ya da daha öznel bir şeyleri duyurmaktadır. Bu çerçevede ortaya konulacak şey her şeyden önce bireyler arası ilişkinin olasılığıdır. Estetik yargıda kişisel hazdan yola çıkarız ve evrensel ulaşırız. Öznelin evrenselleştirilmesidir bu, duygu düzeyinde “ben”in başkasına kavuşmasıdır. Hazın evrenselde anlaşılır kılınması benden başkasına giden yolun açılmasıyla olasıdır. Yoksa elbette sanat yapıtının ya da güzelin iletilmesi olanaksız olacaktır, sanat alanı bir kördöğüşü alanı olarak kalacaktır, dolayısıyla sanat olmayacaktır. Öyleyse yargı gücü baştan sona bireyle arası iletişimle ilgilidir diyebiliriz. “Kendini tüm insanların yerine koyarak düşünmek” der buna Kant. Bu, insanın doğrudan doğruya, hiçbir araç gerektirmeden, hiçbir aracıyı gerektirmeden başkasına ulaşmasıdır. Böylece benler arası ya da bireyler arası iletişim sanatsal düzeyde olası olacaktır. Söz konusu ulaşma doğrudan ulaşmadır. Dolaysızlık yargı gücünün başlıca özelliğidir. Kant’a göre estetik haz öbür hazlara benzemez, öbür hazlarla arasında köklü bir ayrım vardır. Beğeni yargısı öznel olmakla birlikte duyumla sınırlanmadığı için bencillik ve kişisellikle belirgin olan “ hoş”a yönelmez, konunun gerçekliğine ilgisiz kalmakla da “iyi”den uzaktır. Beğeni yargısında hiçbir gerektirici kavram söz konusu değildir. Biz bir yapıt karşısında yararcı olamayız, çıkar kollayamayız.

Bir önceki yazımda « makalem ilgini çekebilir. Okumak istermisin ?
yorum yok
395 okuma
22 Kasım, 2016
admin
admin

Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin.


Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?