ESTETİK NESNENİN BELİRLENMESİ

Her durumda nesneleri estetikleştiren bizim bakışımızdır. Kendiliğinden estetik ya da kendi kendine estetikleşmiş nesne yoktur. Bakışımızla estetikleşen ya da estetik nesneye dönüşen bir nesne, nesne olmaktan çıkmaksızın estetikleşmiştir. Bu nesne dış dünya da bir vazo, bir kalem, bir çiçek demeti, iç dünya da bir anı bir duygu, bir izlenim olabilir. Sanatçı nesneyi estetikleştiren adamdır. Bir nesneyi estetikleştirmek her şeyden önce, ona uygun bir biçim, insani bir anlam kazandırmaktadır. Estetikleştirme elbette sanat türünün özelliklerine göre olur. Şairi yaratıcı kılan teknik koşullar, müzikçiyi yaratan teknik koşullardan ayrıdır. Şöyle der Lalo : “bir heyecanın doğal dışlaşışı bir şairde yalnızca şiirse bir müzikçi de yalnızca müziksel, bir ressam da ya da yontucu da yalnızca plastiktir. Sanat açısından iyi donatılmamış bir kişide bu dışlaşma müzikle ilgisi olmayan bir çığlık, biçimsel uyumu olmayan bir davranış biçimi ya da sözden uzak diş gıcırtmasıdır.” Estetik nesnenin belirlenmesinde gene de hiçbir zorunlu koşul yoktur. Yaratıcı deney önkoşulsuz deneydir. Sanatçı şu veya bu nesneye bir ön hesapla yönelmez. Özneyle nesnenin diyalektiği içinde bir kurgudur. Özne gözüne uygun düşen bir nesneyi hızla izler, ondaki özellikleri bulup çıkarır, bu arada bunu estetik nesne, bir gerçeklik olduğu kadar kendine göre tekrar kurar. Bu bir tür duygu yakınlığıdır, gönülden buluşmadır. Bu yeniden kuruş nesneyi nesne yapmaktan çıkarmaz. Estetik nesneyi belirleyerek insanı doğaya katar sanatçı. Estetik nesne insanın doğayla buluştuğu yerden parıldar! Bacon’ın “sanat doğaya katılmış insandır” sözü bize bir bütünleşmeyi duyurur.

Bir önceki yazımda « makalem ilgini çekebilir. Okumak istermisin ?
yorum yok
368 okuma
13 Kasım, 2016
MeHVaN
MeHVaN

Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin.


Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?