ESTETİK İLE ETİK OLANIN BAĞLANTISI-2

O halde, erdemli mutluluğa erişilmesi, insan bütünlülüğünün kazanılması için kendisine uzanılması gereken aşkınlık alanı nedir? İnsan neden böyle bir şeye gerek duyar? Anlam ve değer vermeyle ilgili olan bu alan, insanın yapıp etmelerine bir yön vermesi, karşılaştığı yaşam durumları karşısında bir tavır alması ve seçmede bulunması gerekliliğinde ortaya çıkar.
İyinin veya ne güzelin ne olduğunu sormak, ne olgusal ne de dilsel araştırma alanına ilişkindir. Onlar, kendileri hakkında bir kavrama sahip olunduktan sonra araştırma konusu olurlar. İyi ve güzel, başka sözcüklerde de dile getirilebilir. Bu sözler, nesne özelliklerini, nesne ve olay durumlarını anlatır biçimde kullanıldıklarında, bir “değeri” dile getirmezler. Örneğin, bir giysinin üzerine iyi veya güzel oturduğunu söylediğinde, burada “iyi” ya da “güzel” bir değeri değil, fakat giysinin bedenime uygun geldiğini ifade ederim. Bu nedenle ki ahlak ve estetik araştırmalarında yalnız dilsel ve ampirik çözümlemelerle yetinenler, daima estetik ve ahlakın yanından geçmişlerdir. Onlar, ahlak ve estetik sorunlarını, örneğin bir botanik konusu gibi ele alırlar.
Sanat mutlu kılar, ama doğru dünyada. “Yanlış dünyada” diyor Adorno, tüm haz yanlıştır. Mutluluk uğruna mutluluk geri çevrilir. Böylece arzu, sanatta yaşamını sürdürür. Bu sanatın endüstri haline gelişidir, alınıp satılan meta oluşur. Hazzın ve mutluluğun doğru yaşamda yer alabilmesi için erdemin, yani etik olanın öteki tamamlayıcı öğesinin ona katılması gerekir. Ancak bunu ne sanat ne de ahlak ne tek başına ne de birlikte başarabilir. Bunun için doğru dünyaya, yani estetik etik olanın birliğinin barınabileceği sosyal alanlara ihtiyaç vardır.

Bir önceki yazımda « makalem ilgini çekebilir. Okumak istermisin ?
yorum yok
348 okuma
11 Kasım, 2016
admin
admin

Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin.


Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?