DOĞRU EYLEM VE AHLAK


İnsan eyleyen bir varlıktır. Aynı zamanda ‘davranış’ ve ‘hareket’ gibi şeyleri de eylem alanı içine alabiliriz. Önemli olan insanın bu eylemleri, bu eylemlerin yöneldiği amaçların ne olduğu, dayandığı değer ve bu eylemlerin sonucunda ya da eylemi gerçekleştirdiğinde ne kadar iyi ya da kötü olduğunu bilmektir.
Peki doğru eylem nedir? Buna yanıt doğru olanı yapmaktır diyebiliriz. Ama her durumda doğru olduğunu düşündüğümüz eylemin sonucunun ne olduğu da önemlidir. Bu noktada aklın yanında ahlakı da düşünmeliyiz. Bu da insanın iradesinin kararıyla ortaya koyduğu eylemin ne olduğunun önemi kadar ne kadar ahlaklı bir eylem olduğuna da bağlıdır. Bu insanın içsel dünyasıyla olan bir şeydir. Bu da bir kararın varlığını ortaya çıkarır. Burada ahlaksal bir belirlenim söz konusudur. Şimdi bunu ortaya koymaya çalışalım.
Bir adam var ve bu adam bir ülkeye kaçak olarak çalışmaya gelmiştir. Adam bir yangına şahit oluyor ve evde 3 çocuğun olduğunu görüyor. Adamında kaçak olarak gelmesinin nedeni ise kızının çok hasta olmasından dolayı paraya ihtiyaç duymasıdır. Şimdi adam çocukları kurtarırsa polisler adamı yakalayıp sınır dışı edecektir. Eğer yapmasa çocuklar ölecektir. Adam eylemi yapmakta neyin iyi neyin kötü olduğuna dair bir karar vermekte zorlanmaktadır. Bu doğru eylemi nasıl gerçekleştirebilir? insan olarak doğru yaptığımızı düşündüğümüz durumlar olmuştur. Ama bunun sonunda pişman olduğumuzda çok olmuştur. Yukarıdaki örnekte eylemin sınırları bellidir. Çocukları kurtarıp yada kurtarmamak, bu eylemin sonucu olarak ortaya çıkan durumda eylemin sınırını göstermektedir. Adamın yapması gereken eylem kendi iradesine bırakılmış bir durumdur. Yaptığı eylemin iyi ya da kötü olduğunu iradesi sonucu ortaya koyduğu kararın eyleme geçmesiyle belirleyecektir. Adamın doğru olanı yapması gerekmektedir. Ama kararsız kalmıştır. Burada adamın düşündüklerinin ne kadar ahlaksal olduğu önemlidir. Bunu da adamın vicdanı belirleyecektir. Adam bencil biri olabilir ve oradan kaçabilir ya da adam o anda durumun vahim olduğunu düşünerek çocukları kurtarır ve sınır dışı edilir. Böylece hasta çocuğu için gerekli parayı kazanamaz ve çocuğu ölür. Bu noktada adamın iradesinin nasıl temellendiğinin önemi de büyüktür. Yani ahlaklı eylemin temellendiği düşüncenin sonucu olarak bir karar alınır ve eylemin niteliği ortaya konur.
Ahlaksal bir davranışın ortaya konması için bunların varlığının gerekliliği bize doğru eylemi verecektir. Eylemin temellendiği düşünce insanın eyleminin doğruluğunu ortaya koyar. Bu ahlakı değerlerin değişken olabileceğini ve insanın ahlakı niteliğinin belirlenmesinde bir yasanın olmadığına işaret eder. İnsan üzeri örtük bir aynadır. O ayna doğru ahlaklı eylemi kendinde ve vicdanında bulacaktır.
Cihan bir dağdır; yapıp ettiklerimiz ise bir ses. Dağa ne kadar kuvvetli bağırsanız size yankısı aynı nispette olacaktır.(Mevlana)
İnsanın yaptıkları doğru ya da yanlış mutlaka kendisini bulacaktır.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*